Stories for children

Stories for children

by Eltan Aldinova

Påskkaninerna - Kapitel 4: Färgfesten (SE)

Påskkaninerna - Kapitel 4: Färgfesten Solen sken igenom trädens kronor och lyste upp den lilla gläntan där Mino, Pofu, Zuzu och Krassel nu satt samlade. Framför dem stod korgar fulla av vita ägg, penslar, och målarfärg i alla regnbågens färger. "Det här blir den bästa påsken någonsin!" sa Pofu och doppade penseln i gult. Krassel hade på sig ett litet förkläde och log stolt. "Jag ska göra mitt ägg randigt med glitter!" Zuzu ritade hjärtan på sitt ägg medan Mino gjorde ett med små kaninspår. Alla skrattade, bytte färger och visade varandra sina konstverk. Efter några timmar var hela gläntan fylld av färgade ägg. "Nu ska vi gömma dem!" sa Mino. De delade upp sig och sprang runt i skogen för att gömma äggen under blad, bakom stubbar och inne i små hål i träden. "Det här blir en överraskning för alla barn som kommer till skogen imorgon!" sa Zuzu lyckligt. Till slut satte de sig trötta men glada tillsammans i gräset. Krassel suckade mjukt. "Jag trodde aldrig jag kunde ha så här kul..." Mino log. "Du behövde bara en chans att vara med." Och med det kände sig alla redo för den stora påskdagen... (Fortsättning i kapitel 5...)

Påskkaninerna Kapitel 3: Krassel´s Fälla (SE)

Påskkaninerna Kapitel 3: Krassel´s fälla Kaninerna närmar sig en del av skogen där träden växer tätare och dimman ligger lågt över marken. "Det här är Skugglunden," viskade Pofu. "Krassel brukar hålla till här." De smög fram bakom buskar och rötter, och snart får Zuzu syn på något. "Där! Titta där borta, en vagn gjord av morötter!" Och mycket riktigt, vagnen stod parkerad vid en låg grotta. Bredvid vagnen låg flera färgade ägg! Men innan de hann springa fram, snärjde ett nät sig runt deras fötter. "Aaa! Vi är fast!" ropade Mino. Från skuggorna steg en liten, busig figur fram. Det var Krassel, skogens mest luriga varelse. Han skrattade: "Haha! Jag visste att ni skulle komma. Men påskäggen är mina nu!" "Men Krassel, påsken är till för alla!" sa Zuzu. "Inte bara för dig." Krassel skakade på huvudet. "Ingen gav mig något förr, så nu tar jag vad jag vill." Mino tänkte snabbt. "Men om vi delar med oss? Du kan vara med och måla och gömma äggen med oss." Krassel tvekade. "Jag får vara med...?" Kaninerna nickade. "Alla får vara med i vår påsk!" Krassel log för första gången. Han klippte upp nätet och hjälpte dem upp. "Okej... men bara om jag får måla de randiga!" Och så började ett nytt samarbete i skogen... (Fortsättning i kapitel 4...)

Påskkaninerna / Kapitel 2: Den mystiska fjädern (SE)

Påskkaninerna Kapitel 2: Den mystiska fjädern Spåren ledde Mino, Pofu och Zuzu till en glänta djupt inne i skogen. Där, mitt bland blommor och buskar, låg en stor, skimrande fjäder. "Titta!" ropade Zuzu. "Den där fjädern tillhör ingen kanin jag känner." Pofu nosade på fjädern. "Det luktar som... som en fågel!" "Men vilken fågel?" undrade Mino och tittade sig omkring. Plötsligt hördes ett glatt kvitter från träden ovanför. En stor, färgglad påskfågel kom flygande ner mot dem. "Hallå små kaniner! Letar ni efter något?" sa fågeln med ett leende. "Ja! Våra påskägg är borta!" svarade de i mun på varandra. Fågeln nickade. "Jag såg några igår kväll... men de flög iväg med någon i en vagn gjord av morötter." "En vagn av morötter?!" utbrast Pofu. "Det måste vara... Skogsbusen Krassel!" Mino stampade i marken. "Då vet vi vart vi ska!" Och med fjädern i tassen och nya ledtrådar i tankarna sprang de vidare in i det gröna... (Fortsättning i kapitel 3...)

Påskkaninerna Kapitel 1: Äggen är borta! (SE)

Påskkaninerna Kapitel 1: Äggen är borta! I skogen sprang tre söta kaniner omkring: Mino, Pofu och Zuzu. De var bästa vänner och varje påsk hade de det viktigaste uppdraget i hela skogen: att färga påskägg och gömma dem på hemliga ställen! Denna morgon när de vaknade, skrek Mino: "Aaaa! Äggen är borta!" Pofu sprang direkt till korgen, och Zuzu såg sig omkring. Korgen var tom. Alla de färgade äggen var försvunna! Zuzu spetsade sina öron. "Kanske har de lämnat spår." Och visst, på marken fanns det små tassavtryck och bitar av färgade äggskal. Kaninerna började genast följa spåren. Mino sa ivrigt: "Vi måste rädda påsken!" Och de tre vännerna tog sina första steg in i ett spännande äventyr i påskskogen. (Fortsättning i kapitel 2...)

Zaman Kaşifi - Bölüm 6: Eve Dönüş ve Büyük Sürpriz (TR)

Zaman Kaşifi - Bölüm 6: Eve Dönüş ve Büyük Sürpriz Ege bir kez daha dönerken, bu sefer gözlerini açtığında kendi odasındaydı. Pencereden bakan güneş, sabahki gibi gülümsüyordu. "Vay canına... Hepsi bir rüya mıydı, yoksa gerçekten yaşadım mı?" dedi Ege yatağında doğrulurken. Ama kolundaki dijital saate baktığında, saatin ekranında parlayan simgeleri gördü. Hayır, bu bir rüya değildi! Aşağıya indiğinde ailesi ona bir sürpriz daha hazırlamıştı. Masanın üzerinde kocaman bir dünya haritası ve yanında küçük bir not duruyordu: "Zaman Kaşifleri Kulübü'ne hoş geldin! Yeni görevler seni bekliyor." Ege gülümsedi. Tüm yaşadıkları onun sadece başlangıcıydı. Artık zamanı geldiğinde, saatiyle yeni maceralara atılabileceğini biliyordu. Ve bu defa yalnız olmayacaktı. Her gittiği zamanda kazandığı dostları, bir gün yeniden karşısına çıkacaktı... SON

Zaman Kaşifi Ege ve Onur - Bölüm 5: Ortaçağ’da Bir Turnuva (TR)

Zaman Kaşifi Ege ve Onur - Bölüm 5: Ortaçağ’da Bir Turnuva Ege bir anda kendini kalın taş duvarlarla çevrili bir kalenin ortasında buldu. Etrafta zırh giymiş şövalyeler, bayraklar ve atlılar vardı. "Aaa! Bu da neresi böyle?" dedi. Tam o sırada uzun bir mızrak taşıyan bir çocuk ona yaklaştı. "Selam yabancı! Ben Onur. Burası Ortaçağ Turnuvası." Ege gülerek, "Ben de Ege. Zaman yolcusuyum. Burada ne oluyor?" Onur heyecanla açıkladı: "Bugün yılın en büyük turnuvası var. Okçular, şövalyeler ve atlılar yarışacak!" Ege de turnuvaya katılmak istedi. Onur ona ahşaptan bir yay verdi. "Sen de hedefi vurabilir misin bakalım?" Ege dikkatle hedefi nişan aldı ve okunu fırlattı. Ok tam onikiden vurdu! Herkes alkışladı. Turnuva sonunda Kral, Ege’ye altın bir madalya verdi. "Sen iyi bir kalbe sahip cesur bir gezginsin," dedi. Ege gururla gülümsedi. Ama gitme vakti gelmişti. Onur’a sarıldı. "Gerçek bir dost kazandım. Hoşçakal Arthur!" Ve zaman saatine bastı. Macera devam ediyordu... (Devamı 6. bölümde...)

Zaman Kaşifi Ege ve Elina- Bölüm 4: Buz Devri'nin Sürprizi (TR)

Zaman Kaşifi Ege ve Elina- Bölüm 4: Buz Devri'nin Sürprizi Ege bu kez gözlerini açtığında her yerin kar ve buzla kaplı olduğu, bembeyaz bir dünyada buldu kendini. Soğuktan tir tir titrerken, "Brrr... Bu da neresiydi böyle?" dedi. Karşısından postlarla kaplı, taş devri kıyafetleri giymiş bir çocuk geldi. "Selam! Ben Elina. Buz Devri'ne hoşgeldin." Ege gülerek, "Ben de Ege. Zaman yolcusuyum. Biraz üsüdüm de..." Elina hemen ona bir ayı postu verdi. "Bunu giy, seni sıcak tutar." Birlikte buzlu vadide yürürken, Ege devasa mamutlar, kıllı gergedanlar ve kartopu oynayan çocuklarla tanıştı. Elina, "Bugün burada fırtına çıkacak. Mağaraya gitmeliyiz," dedi. Mağarada, duvarlardaki resimler dikkatini çekti. "Bu resimler, zaman yolculuğuyla ilgili!" diye haykırdı Ege. Duvar resimlerinden biri Ege'nin saatine benzer bir alet gösteriyordu. Nuna hayretle baktı. "Belki de senin gücün dış görünüşten daha eski bir sırra bağlı..." Fırtına dindiğinde, Ege vedalaştı ve saatine bir kez daha bastı. "Hoşçakal Elina! Seninle tanışmak harikaydı!" Ve zaman yolculuğu yeniden başladı... (Devamı 5. bölümde...)

Zaman Kaşifi Ege ve Elisa - Bölüm 3: Eski Mısır”da Bir Sır (TR)

Zaman Kaşifi Ege ve Elisa - Bölüm 3: Eski Mısır”da Bir Sır: Ege, gözlerini açtığında kumlarla kaplı geniş bir çölde buldu kendini. Sıcak güneş tepede parlıyor, uzaklarda dev piramitler görünüyordu. "Vay canına! Bu da neresi böyle?" dedi Ege, sağ elini gözlerinin önüne gölge yapmak için kaldırarak. : Bir anda yanına deveye binmiş bir çocuk geldi. "Merhaba! Ben Elisa. Hoş geldin Eski Mısır'a!" Ege sevinerek el salladı. "Ben de Ege. Zaman yolculuğu yapabiliyorum. Burası ne kadar büyüleyici!" Elisa onu bir kazı alanına götürdü. Burada bilim insanları eski yazıtları inceliyor, hiyeroglifleri çözmeye çalışıyordu. Ege, yerde parlayan eski bir taş buldu. Taşı eline aldığında taşın üzerinde eski yazılar parlamaya başladı. "Bu bir zaman şifresi olabilir!" dedi Elisa heyecanla. "Belki de kayıp bir hazineyi işaret ediyor." Birlikte şifreyi çözmeye başladılar. Ege'nin saati bir anda ışıldı ve taşın enerjisiyle senkronize oldu. "Bu taş beni yeni bir zamana götürecek gibi!" dedi Ege heyecanla. Elisa'ya sarıldı ve "Seni unutmayacağım dostum!" dedi. Ve bir kez daha zaman dönümeye başladı... (Devamı 4. bölümde...)

Zaman Kaşifi Ege ve Mila - Bölüm 2: Gelecekteki Şehir (TR)

Zaman Kaşifi Ege ve Mila - Bölüm 2: Gelecekteki Şehir Ege, Dino’ya veda ederken saatin ekranında tekrar parlayan tuşlara bastı. Gözleri kapanmadan önce dinozora el salladı ve bir kez daha zamanlar arasında savrulmaya başladı. Bu kez gözlerini açtığında, bambaşka bir yerdeydi. Devasa cam binalar, gökyüzünde uçan arabalar ve yolda yürüyen robotlar görüyordu. Burası gelecekti! "Vaaay! Ne kadar havalı bir yer burası!" dedi Ege, gözlerini kocaman açarak. Tam o sırada uçan kaykayıyla gelen bir çocuk Ege’nin yanına indi. "Selam! Ben Mila. Yabancısın galiba. 2124 yılına hoşgeldin!" "Ben Ege. Zaman yolculuğu yapabiliyorum galiba. Bu saat sayesinde buraya geldim." Mila güldü. "O zaman seni Gelecek Festivali’ne götüreyim. Orada zaman yolcuları hakkında şeyler anlatılıyor!" Festivalde Ege, zaman yolculuğu yapan eski kaşiflerin hologramlarını izledi. Bir görevli ona yaklaştı: "Senin saatin çok özel. Onu dikkatli kullan. Her zaman dilimi farklı sürprizler barındırır." Ege, Mila ile vedalaştıktan sonra saatine bir kez daha bastı. Yeni bir zaman yolculuğu başlamak üzereydi... (Devamı 3. bölümde...)
Season 1

Zaman Kaşifi Ege ve Dino - Bölüm 1: Doğum Günü Sürprizi (TR)

Zaman Kaşifi Ege ve Dino - Bölüm 1: Doğum Günü Sürprizi Ege, sabah uyandığında büyük bir heyecan içindeydi. Bugün onun 7. doğum günüydü ve ailesi ona harika bir kutlama hazırlıyordu. Ege, odasının penceresinden dışarı baktı ve güneşin sıcacık ışıklarıyla göz göze geldi. Odası rengarenk balonlarla süslenmiş, her şey bugün için hazırlanmıştı. "Acaba annem bana hangi hediyeyi aldı?" diye heyecanla düşündü. Yatağından zıplayarak indi ve annesiyle babasının yanına koştu. Salona geldiğinde ailesi, "İyi ki doğdun Ege!" diyerek onu sevgiyle kucakladı. Pastasını kesip hediyelerini açtıktan sonra Ege, bahçede yeni aldığı futbol topuyla oynarken, bir anda ayağı bir taşa takıldı ve düştü. Yerde yuvarlanırken, bileğindeki dijital saati yanlışlıkla tuşladı ve birden her şey etrafında hızla dönmeye başladı! Ege gözlerini açtığında inanılmaz bir yerdeydi. Etrafında kocaman dinozorlar vardı! "Aaa! Bu nasıl olur! Ben nerede olduğumu anlamıyorum!" dedi şaşkınlıkla. Tam o sırada sevimli küçük bir dinozor, gülümseyerek ona yaklaştı ve: "Merhaba! Ben Dino, sen de kimsin?" diye sordu. "Ben Ege. Sanırım zamanda yolculuk yaptım!" dedi Ege heyecanla. Dino neşeyle cevap verdi: "Harika! Sana etrafı gösterebilirim. Ama dikkat et, burada dev T-Rexler var!" Ege ve Dino birlikte yürürken, genç zaman kaşifi Ege, yepyeni dostluklar ve maceralarla dolu bir yolculuğun başladığını fark etmişti bile... (Devamı 2. bölümde...)
2 of 5