Vizesiz Geziyorum
by Vizesiz GeziyorumZimbabve
Afrika kıtasının güneyinde yer alan Zimbabve, vahşi doğanın en el değmemiş, en gerçek hallerini cömertçe ziyaretçilerine sunuyor. Güney Afrika, Botsvana, Zambiya ve Mozambik ile komşu olan ülkenin doğal güzellikleri arasında en bilineni Victoria Şelaleleri. Zimbabve’ye safari için giderseniz, kendinizi bir vahşi doğa belgeselinin içindeymiş gibi hissedebilirsiniz. Bir yandan geçmişin izlerini taşırken bir yandan modernizme göz kırpan Harare ve Bulawayo, Zimbabve seyahat planlarınıza dahil edebileceğiniz diğer rotalar.Zambiya
Hadi itiraf edelim, hepimiz vahşi yaşam ve doğa harikalarını anlatan belgesellere bayılırız. Televizyonda bir takıldık mı saatlerce bırakamaz, yayın akışında bunlarla ilgili ne var ne yoksa izleriz. Bu güzellikleri ve doğallığı yerinde görmek, hayatımızda keşfetmediklerimizi keşfetmek ister, bu isteklerimizin bir gün gerçekleşmesi için iç çekeriz. Daha fazla beklemenize gerek yoktur belki? Çünkü Zambiya var! Zambiya, eski adıyla Kuzey Rodezya, 1924 yılına kadar Birleşik Krallıklar’ın sömürgesinde yaşamış, denize kıyısı bulunmayan bir Afrika ülkesi. 1964 yılında bağımsızlığını ilan eden bu ülke, bugün bize doğanın koynunda doğal yaşamaya dair ders veriyor. Belgesellerde imrenerek baktığınız hayatları ve toprakları dünya gözüyle görmek için Zambiya sizi bekliyor!Venezuela
Dünya güzellerinin ülkesi, halkını bağımsızlığa kavuşturan efsane lider Chavez’in mirası, yağmur ormanlarının kalbi, egzotik hayvanların ve bitkilerin anavatanı, tropikal bir Güney Amerika ülkesi, bir güzel ülke, Venezuela... Güney Amerika’nın kuzeyinde yer alan tropikal ülke, egzotik meyvelere, şişe şişe Hindistan cevizi suyuna doymak, bin bir çeşit kuş ve hayvanları gözlemlemek, nehirler de kano yapmak, dünyanın en büyük şelalesini görmek için mutlaka gidilmesi gereken bir yer. Doğal güzellikleriyle, yağmur ormanlarıyla, tropikal yaşamı ve egzotikliği ile ünlü Venezuela’ya gidin, kocaman yılanların anavatanında, anakondayı kendi gözlerinizle görün.Vanuatu
Güney Pasifik Okyanusu’nda, Avustrulya’nın tam 1750 kilometre doğusunda yer alan Vanuatu, 83 adadan oluşan bir ada ülkesi. En mutlu ülkeler listesinde ilk başteki yerini kaybetmeyen Vanuatu’da yaşayanların bu kadar mutlu olmasına şaşmamalı. Volkanik dağlardan mercan resiflerine türlü güzelliği barındıran enfes doğası, berrak denizi ile Vanuatu topraklarında olup da mutlu olmamak çok zor olsa gerek. Cruise gemilerinin popüler limanlarından biri olan, macera sporlarına uygun doğasıyla adrenalin tutkunlarını cazbeden Vanuatu, aileler ve balayı çiftleri için de harika bir destinasyon. Sizi doğasıyla büyüleyecek, tertemiz deniziyle kendine aşık edecek, sakinliği ve samimi atmosferiyle hayatınızın en unutulmaz tatillerinden birine ev sahipliği yapacak bir yer arıyorsanız Vanuatu’yu seyahat planlarınıza mutlaka dahil edin.Ürdün
Orta Doğu’nun eski medeniyetlerin beşiği olduğunu hepimiz biliyoruz. Tarihi, kültürü ve doğal güzelliklerine rağmen Orta Doğu ülkeleri niyeyse gezi listemizde genellikle hep alt sıralarda yer alıyor. Belki de bu konuda biraz önyargılıyız. Bu önyargıyı kırıp Orta Doğu’nun güneşi olabilecek bir ülkeyle tanışmak isterseniz tanıştıralım; Ürdün! Antik çağlardan beri insanların yaşam sürdüğü topraklar üzerine kurulu Ürdün. Hatta ilk amfitiyatro da bu topraklar üzerinde kurulmuş. 1. yüzyıldan 5. yüzyıla kadar Roma işgali altında kalan Ürdün, Müslümanlığın Arap yarımadasında yayılmasıyla birlikte Müslümanların eline geçmiş. Bundan uzun yıllar sonra, 1526 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun hakimiyet alanına giren topraklar, 1. Dünya Savaşı’nda kaybedilmiş. Tarihi bugünle buluşturan ülke Ürdün, kesinlikle gezi listenizin ilk sıralarında olmayı hak ediyor, bizden söylemesi.Uruguay
Güney Amerika turunda durak bu defa Uruguay. Güney Amerika’nın saklı kalmış küçük ama gönlü büyük ülkesinin kendi kadar saklı hazinelerini beraber gün yüzüne çıkaralım. Ilıman iklimi, Gümüş Nehri, Atlantik Okyanusu, bozulmamış mükemmel doğası ile kıtadaki en gelişmiş, en modern ama pek bilinmeyen ülkesini birlikte keşfe çıkalım. Duyduklarınıza şaşıracak hemen ilk uçak ile Uruguay’a uçmamak için kendinizi zor tutacaksınız. Ücretsiz sağlık, eğitim hizmetleri, ülke genelinde internet erişimi, ücretsiz park, bahçe ve müzeleri, maaşının %90'ını yoksullara bağışlayan, başkanlık sarayı yerine karısıyla bir çiftlikte yaşayan, ömrü halkı için mücadele etmekle geçmiş bir devlet başkanına sahip bir ülkeden bahsediyoruz. Varın ülkedeki huzuru siz düşünün. İsteyen herkese vatandaşlık vermesi de ne kadar misafirperver olduğunun bir kanıtı.Umman
Arap Yarımadası’nın güneyindeki Umman; Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Yemen’e komşu bir sultanlık. 1970’lerde Qaboos bin Said, kendinden önceki Sultan’ı ülkeden sürene kadar, ziyaretçilere kapalı olan Umman, bu tarihten sonra gelişmekte olan bir ülke haline geldi. Sultan Qaboos’la birlikte Umman, kültürünü korumaya ve modern zamana ayak uydurmaya başladı diyebiliriz. Umman denince tarihinden kısaca bahsetmeden geçmek olmaz. Milattan önce 6. yüzyıldan 7. yüzyıla kadar Umman, üç Pers hanedanı tarafından yönetildi: Hakamanaişler, Parthialılar ve Sasaniler. Daha sonra milattan önce 250 yılında Parthialılar Basra Körfezi’ni kontrol altına alıp Umman’da garnizonlar kurdu. Milattan sonra 3. Yüzyılda Sasaniler’in Pathialılar’ı alt etmesiyle beraber Umman, 7. Yüzyılda İslam’ı kabul edene kadar Sasani egemenliğinde kaldı. Güçlü tarihiyle gerçekten sultanlara yakışır ülkelerden biri olan Umman, bir sonraki tatil rotanızsa içeriği okumaya devam edin. Üstelik Umman, ziyaretçilerine sadece bir tarih gezisi değil doğal güzelliklerle dolu bir seyahat deneyimi vadediyor.Ukrayna
Ukrayna'ya gidince insanın "Tam bir Rus memleketi" diye düşünesi gelir, sonra bir anda burada farklı bir şeyler olduğunu hissedip vazgeçer. Oldukça doğru bir tespit yapmış olsa da, sebebini ancak iyice bir gezince idrak eder. Bir Doğu Avrupa ülkesi olan Ukrayna, yüz yıllara yayılan zengin kültürel mirasına sahip çıkarak gösterdiği hızlı gelişimle, bugün Türkler de dahil olmak üzere, birçok etnik grubun oluşturduğu dinamik bir enerjiye ev sahipliği yapıyor. Kuzeydoğu Avrupa deyip de aldanmamak gerek. Biraz daha zorlasa neredeyse Akdenizli olabilirmiş Ukrayna. Mesela deniz sefası mı yapmak istiyorsunuz? Hemen Odessa'ya, Karadeniz kıyısındaki sahil kentine iniyorsunuz. Peki doğa yürüyüşü? Onu da Karpat Dağları'nda gerçekleştiriyorsunuz. Sonra da bir güzel kayak yapıyorsunuz. Her spora, her tür uğraşa yer açıyor Ukrayna. Kendine has bitki örtüsünün oluşturduğu geniş yeşil alanları, ormanları ve de sınır tanımayan gece hayatıyla alışkanlık yapan bir ülke. Rusya’nın tek yumurta ikizi gibi görünse de, canlı doğası ve sıcakkanlı karakteriyle Ukrayna'nın gönüllerdeki yeri başkadır.Uganda
Yemyeşil ormanlarıyla Afrika’nın en popüler ülkeleri arasında yer alan Uganda’da macera dolu bir geziye hazır mısınız? Sık ve görkemli ağaçlardan oluşan ormanları, dağları, nehir ve gölleri, bu doğal mekanlara ev sahipliği yapan sevimli hayvanları sayesinde Uganda’ya ulaştığınızda kendinizi bambaşka bir dünyada bulacaksınız. Resmi adı Uganda Cumhuriyeti olan ülke, Afrika’nın doğusunda yer alıyor. Yaklaşık 50 milyonluk nüfusa sahip ülkenin en kalabalık şehri başkenti Kampala. Ülkenin ekonomisi; hayvancılık, avcılık ve tarıma dayanıyor. Uganda’nın denize kıyısı bulunmuyor. Genel olarak tropikal iklimin hakim olduğu bölge, dağlık olduğundan serin bir havaya sahip. Ortalama sıcaklık 17-30 derece arası değişiyor ancak bu rakamların altına inmiyor. Geniş ormanları nedeniyle kurak aylarda dahi yağışla karşılaşabilirsiniz. Uganda’da dağ gorilleriyle tanışabilir, timsah ve hipopotamlarla yüzebilir, yemyeşil ormanlarda uzun yürüyüşlere çıkabilir kısacası kendinizi tam anlamıyla doğal hayatın içerisinde bulabilirsinizTurks ve Caicos Adaları
Hafiften dalga sesi, ayak bastığınız kızgın kumlar ve hücrelerinize kadar ısıtan güneş… Bu ambiyansı düşününce bile yüzümüzde bir tebessüm oluşuyor. Bir de bahsettiğimiz şartları, bu alanda, dünyanın en popüler yerlerinden birinde yaşadığınızı düşünün. Deniz, kum ve güneş birbirine hiç bu kadar yakışmamıştı belki de. Evet, Karayipler’deki Turks ve Caicos Adaları’ndan bahsediyoruz. Bu arada adı sizi yanıltmasın bu adalarla hiçbir bağlantımız yok. Turks ve Caicos Adaları hala İngiliz himayesinde bulunan topraklar. 1492 yılında, yeni dünyayı keşfetmek için yola çıkan Cristopher Colombus tarafından ayak basılan topraklar, tahmin edersiniz ki, o vakitten sonra pek eskisi gibi kalamamış. Yerli halkın gitgide azalan nüfusu ve adaların 18. yüzyılda korsanların uğrak noktası haline gelmesi, toprakların ıssızlaşmasına neden olmuş. Başlıca geçim kaynağı turizm olan ülke, 1980’li yıllarda kendini dünyaya tanıtmaya ve yavaş yavaş bir turizm cenneti olarak anılmaya başlamış. Pırlantaları, zümrütleri, yakutları, dünyanın en kıymetli taşlarını kıskandıracak güzellikteki bu ülkeye gitmek için daha fazla beklemenize gerek yok; hazırlıklara hemen başlayın!